Darkness



Yazar ile iletişim kur

İletişim Bilgisi

Kategoriler
OKUNASI YAZILAR // WRITINGS
Kamuoyuma duyururum:
BiR NEFES SİNEMA // CINEMA..
Sinema Molası // Cinema Break
YAŞAMDAN // THROUGH THE LIFE
Filmlerim // My Favourite Films
ŞİİR DEFTERİM // POEMS
Tebessüm :) // Funny
MELODİLERİM // MY SONGS
Fotoğrafçılık / Photography

En son yazılar
TEBESSÜM .. :)
[18/11 07:56AM]

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK' E..ÖZLEMLE..
[10/11 04:57AM]

CAN YÜCEL'DEN "ÖMÜR" ..
[31/10 09:48AM]

SABİT TELEFONLARI SUSTURUYORUZ..
[23/10 05:19PM]

SÖZE BAKK.... "AŞK"
[23/10 04:28AM]

UYAN ARTIK EY HALKIM ..
[21/10 04:58AM]

GÖLGE OYUNU " SHADOW PLAY
[05/10 06:37PM]

MADEM KARİKATÜRDEN GİDİYORUZ... :)
[02/10 08:07PM]

YİNE BİR ZÜLFÜ LİVANELİ YAZISI.. "HAYAT ÇOK KISA"
[01/10 04:44PM]

ROMA " ROME
[28/09 06:20PM]

SEZEN AKSU'YLA NOSTALJİ..
[18/09 09:46AM]

VATİKAN " VATICAN
[17/09 06:09PM]

PİSA KULESİ ' İTALYA // PISA ' ITALY
[13/09 05:15PM]

İTALYA ' FLORANSA // ITALY ' FLORENCE
[07/09 09:53AM]

İTALYA ' VENEDİK // ITALY VENICE
[01/09 08:54AM]

BİR KAÇ GÜN..
[24/08 09:55AM]

TEBESSÜM :)
[10/08 04:12PM]

CEP TELEFONU'NUN MARİFETLERİ.. // CELL PHONE'S SKILLS..
[08/08 05:46AM]

TÜRKÇE YASASINA DESTEK !
[30/07 05:21PM]

CAN DÜNDAR'DAN EVLİLİK ÜZERİNE..
[29/07 08:52AM]



Fotoğraf albümleri TATİL KARELERİ / TRAVEL PICS
Komiklerim
YURDUMUN GÜZEL İNSANLARI :)
Eşim ve Ben / My Husband & Me
KARELERİM / MY PHOTOGRAPHS


Dosyalarım
Çocuk İstismarı

Arkadaşlarım
Öteki Yarım
Filmlerim

Bağlantılarım
Önerdiğim Siteler // See these websites




The Hunger Site

doctus







zerospacer
[29/07 08:52AM]
CAN DÜNDAR'DAN EVLİLİK ÜZERİNE..

Yıllar önce bir yerlerde okuduğum ve çok beğendiğim bu yazıyla biryerlerde tekrar yolum kesişti...

***

Evlilik, inanmadığım halde içerisinde 17 seneyi bitirdiğim bir kurum benim için. 17 senede (abartmıyorum) 40 çift arkadaşımın son verdiği kurum aynı zamanda da... Evliliğimin bu kadar uzun sürmesinin gizi belkide kuruma inanmamaktan geçiyor.
Evliliği toplumun dayattığı şekilde yaşamamaktan... Nedir bu dayatmalar?
Erkeğin muhakkak kadından yaşça büyük olması, eğitim seviyesinin erkeğin lehine ya da en azından eşit olması bunların sadece ikisi...
Olmaz, yürümez diyor toplum... Erkek yaşça büyük olmalı ki, kadına 'höt' dediğinde oturmalı kadın... Yada yumuşatıyorlar;
-Efendim kadın erkekten önce çöktüğü için (hani doğum falan) küçük olmalıymış yaşı...

Eğitimde de böyle... Kadının çok okumuşu bilmiş olurmuş, evde kalmakmış layıkı...

EŞİM BENDEN 2 YAŞ BÜYÜK; ne 'höt' dememe gerek kaldı 17 senede, ne de benden önce çöktü...

Yıllar içinde ben yaşlandıkça o gençleşti,

-'Ooo Can bey kapmışınız çıtırı' esprilerine muhatap dahi oldum.

EŞİM 3 ÜNİVERSİTE BİTİRDİ; ben bi taneyi 9 senede bitirdim..

Ne o bana bilmişlik tasladı, ne ben ona ezik baktım... Kulağa gelen müzik tekse de, onu oluşturan notalar farklıdır der Halil Cibran...

Bunu unutmadık biz.

Ben konuşurken o dinledi, ben dinlerken o konuştu 17 sene.

O öfkeliyken ben, ben öfkeliyken o 'haklisin bitanem...' dedik,
Öfke bitip fırtına durulduğunda 'ama bi de böyle düşün' de dedik fikrimizi savunurken.

Farklı insanlar olarak görmedik birbirimizi, ayni amaç için savaşan neferlerdik bu hayatta...

Asla bilmedik ne kadar para kazandığımızı, ortak cüzdanımızdan gerektiği kadar aldık..

Ne kadar çalarsa çalsın masanın üstünde telefon, kim bu saatte arayan karşı cins diye sorgulamadık da ama...

Sevginin en büyük dostuydu bizim için 'güven'... Ve güvenin ardına saklanmış bir 'saygı' vardı daima...

Ne kavgalar, ne badireler atlattık 17 senede...

Eee ülkeler neler gördü, biz çekirdek aile mi sütliman yaşayacaktık...

Bir gün öyle bir girdik ki birbirimize, ben ilk kez odamın dışında yattım bi gece, misafir odasında...

Gece yarısı kapı aç ıldı esim;

-'Ne yapıyorsun burada?' diye sordu kapının eşiğinden, 'uyuyorum' dedim buz gibi bi sesle... Gitti, gelmesi 1 dakikasını almıştı elinde yastıkla... 'kay yana' dedi daracık yatakta. 'ne yapıyorsun?' dediğimde 'benim yerim senin yanın, sen gelmezsen ben gelirim' dedi...

Anladım ki o gece, en uzun kavgamız yat saatine kadar sürecek...

Ve bence doğrusu da bu...

Özen gösterdik o günden sonra, evin her yerinde kavga ettik, yatak odamız hariç.

Kırsak da zaman zaman kalplerimizi, asla kin tutmadık birbirimize...

Toplum kurallarıyla oynasaydık bu oyunu belki de 41 inci çift ol acaktık o listede...

Ama oyunun kurallarını biz koyduk... Nede olsa bizim oyunumuzdu oynanan...

Evlilik; hesapsız içine dalınması gereken bir oyun bence...

Topluma kulaklarını tıkayarak hem de... Ne benim, ne de bizim sözlerimizle...

Sadece gönlünüzden geçtiğince...

Dediği gibi Ataol Behramoğlu'nun;

'...Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:

Yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara, göğe, bütün evrene karışırcasına. Çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır. Ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana...

CAN DÜNDAR

Hayat kısa gelen bir battaniye gibidir.

Yukarı çekersin ayak parmakların isyan eder.

Aşağı çekersin omuzların titrer. Ama yine de, neşeli insanlar dizlerini karınlarına çeker, rahat bir uyku uyumayı başarır...


Geri İzlemeler

GERİ İZLEME URL'si: http://www.blogsever.com/trackback/2595

Yorum
17 sene miiiii!!!
Süper yaa 17 sene, tebrik ediyorum. Yaa bunda ne varki insanlar 50 yıl evli kalıyorlar diyeceksin belki ama, bu zamanda 17 sene büyük bir başarı gerçekten. Benim henüz 7 yıl oldu, inşallah bende 17 leri görürüm. O kadar büyük bir keyifle okudum ki anlatamam bunu, ayrıca tespitte inanılmaz doğru. Uzun ve mutlu evliliğin sırrı o yazılanlardan geçiyor. Çok güzel bir paylaşım olmuş yine, çok sağol. Mutluluklar hiç ama hiiççç bitmesin :)) Sevgilerimle...
tarafından yazıldı: PaNDoRa | 30/07 02:11PM

17 sene..
Bir kere daha hoşgeldin sevgili Pandora.. :) Yıllar önce bekarken bu yazıyı ilk defa okuduğumda çok hoşuma gitmişti bu yazı..(diğer bütün Can Dündar yazıları gibi elbette..) Sen evleneli de pek az olmamış hani; demekki aşabilmişsiniz evliliğin bazı zorluklarını..bu güzel..Ben bir senelik evliyim; ve evlilik gerçekten bekarlıktan çok farklı bir durum..güzellikleri olduğu kadar zorlukları da var..ve en başından itibaren yürüdüğünüz yol öyle bir hal alıyorki; ne tam başladığınız gibi, ama daha sağlam, bazen komplike duyguların hep bir arada yaşandığı garip bir modu var.. Evet bence de mutlu bir evlilik için sıradan kalıpların biraz dışına çıkmak gerekli..herşeyi diğer insanların yaşadığı haliyle yaşamadan; özgün bir yol yaratacaksınız..O yolu bulabilmek için de biraz çaba lazım.. :) Bu mevzular derin mevzular fazla açıldım galiba, neyse şimdilik keseyim, belki bir gün bir kitap falan yazarım bu konuda :) biraz pişelim bakalım.. :) Herşey güzel olsun..herkese güzel günler; mutlu evlilikler.. :P
tarafından yazıldı: shine | 30/07 04:41PM

merhabaaa
sitenize ..blog catalogtan geliyorum ...güzel bir blogunuz var evlilik hakkındaki yazılanlarada aynen katılıyorum ..musadenizle sizi arkadaşlarıma eklemek istedim fakat yabancı dilim olmadıgı için sanırım basaramadım...sevgilerimi gönderiyorum basarılarınızın devamını diliyorummm...
tarafından yazıldı: bebade | 19/08 05:03PM


Bir yorum gönder
İsim:


E-posta:


Başlık:


Yorum:

Kod: